Dekansunusu



Değerli Öğrenciler,
 
         İnsanların toplum halinde yaşayabileceği çok eski çağlardan beri bilinmektedir. Toplum halinde yaşayan insanların davranışlarını düzenleyen kuralların başında ise hukuk kuralları gelir. Ünlü bir Latin vecizesine göre: “Nerede toplum varsa, orada hukuk vardır.” (Ubi societas, ibi jus.) İnsan davranışları, hukuk, din, ahlâk, görgü, örf ve âdet kuralları gibi çeşitli kurallar ile düzenlenmiştir. Çağdaş toplumlarda hukuk bağımsız bir kurum olarak nitelendirilir ve sosyal yaşam düzeninin esas olarak hukuk vasıtası ile düzenlendiği kabul edilir. Denilebilir ki; hukuk, insanlar, devletler ya da insanlar ile devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar topluluğudur.

         Eğitim, genel anlamda, insan yetiştirme sanatı olarak tarif edilir. Öğretim ise eğitimin bir aracı olarak, özel bir alanda bilgi, beceri ve davranışların kazanıldığını, öğrenildiğini ifade eder. Eğitimde söz konusu, onu geçerli kılan gayeler olmaktayken, öğretimde sözü edilen husus onu geçerli kılan niyetlerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 5 Kasım 1925’te Ankara Hukuk Mektebi’nin açılışına istinaden yaptığı konuşmada şöyle demektedir: “Yeni Türk Hayat-i içtimaiyesinin bâni ve müeyyidi olmak iddiasiyle tahsile başlayan sizler; Cumhuriyet devrinin hakikî ülema-i hukuku olacaksınız. Bir an evvel yetişmenizi ve arzu-i milleti fiilen tatmine başlamanızı Millet sabırsızlıkla beklemektedir. Sizi yetiştirecek olan profesörlere terettüp eden vazifeyi hakkiyle ifa edeceklerine eminim. Cumhuriyetin müeyyidesi olacak bu büyük müessesenin küşadında hissettiğim saadeti hiçbir teşebbüste duymadım ve bunu izhar ve ifade etmekle memnunum.” Atatürk’e göre; “Devlet halinde teşkilatlanmış bir insan toplumu anayasasında, adalet kuvvetinin bağımsızlığının önemini açıklamaya gerek yoktur. Milletlerin yargı hakkı bağımsızlığının birinci şartıdır. Adalet kuvveti bağımsız olmayan bir milletin devlet olarak varlığı kabul edilemez.

         Halk egemenliğine dayalı demokratik hukuk devletini, kişi egemenliğine ve keyfi idareye dayanan devlet yönetimlerinden ayıran ve üstün kılan en önemli özellik, bireylerin, kanun karşısında eşit kabul edilmesi ve herhangi bir kişiye, zümreye, sınıfa ayrıcalık tanınmamasıdır. Anayasamızın 2. maddesi Cumhuriyetin niteliklerini şöyle ifade etmektedir: “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” Anayasal demokrasinin en temel niteliklerinden birisi “Hukukun üstünlüğü” ilkesinin hayata geçirilmiş olmasıdır.

        Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi’ndeki öğreniminiz boyunca, hukukun üstünlüğü ve demokratik hukuk devleti ilkelerini içselleştirmenizi ve bütün yaşantınız boyunca hak ve adalet kavramlarına sıkı sıkıya bağlı kalmanızı içtenlikle temenni eder, adaleti gerçekleştirme yolundaki emeklerinizin karşılığını almanız ümidiyle, başarılar dilerim.
 
 
Prof.Dr. Hasan Tahsin KEÇELİGİL
Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Dekanı